Terör örgütü PKK/KCK’nın “medya” yapılanmasının detayları iddianameye yansıdı

Diyarbakır’da PKK/KCK’nın “medya yapılanması”na yönelik soruşturma kapsamında 16’sı tutuklu 18 sanık için “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 18 sanık hakkında 728 sayfa olarak hazırlanan iddianame, 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, terör örgütü PKK/KCK’nın örgütsel yapı ve faaliyetlerini propaganda üzerine inşa ettiği belirtilerek, örgütün gerek siyasi gerekse silahlı (şiddet) alanında oluşturmak istediği propagandayı öncelikli olarak müzahir basın-yayın organları aracılığıyla gerçekleştirmeye çalıştığı anlatıldı.

Terör örgütü PKK’nın yapılanma metni olan sözde KCK Sözleşmesi’nde “medya yapılanması, basın yayın faaliyetleri, örgüt ideolojisinin benimsetilmesi, yaygınlaştırılması, örgüte katılımların medya aracılığıyla sağlanması, örgüt üyelerinin eylemlerinin medya üzerinden duyurularak korkutucu güç oluşturulması” gibi amaçların somut olarak yazıldığı, terör örgütünün bu alanda radyo, televizyon ve gazete gibi yayın organlarıyla amacına uygun şekilde nasıl hareket edeceğinin belirlendiği iddianamede yer aldı.

Terör örgütü PKK/KCK’nın İngiltere, Danimarka, İsveç, Belçika merkezli yayın yapan televizyon kanalları açtığı ifade edilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

“Bazı kanalların Türkiye’nin girişimleri ve yayın yaptıkları ülkelerin mahkemelerince verilen yayın durdurma ve kapatma kararları sonucu faaliyetleri sona ermiştir. Günümüzde legal-illegal, yurt içi-yurt dışı basılı veya görsel olmak üzere geniş bir yelpazede basın yayın faaliyetlerini sürdüren terör örgütünün, bu alandaki faaliyetleri giderek hayati bir düzeye yükseldiği ve tüm bunlar terör örgütü PKK/KCK’nın amacı doğrultusunda ve sistematik olarak yapılmıştır. Terör örgütü PKK/KCK, diğer tüm terör örgütleri gibi yaptığı kanlı saldırılarını ve kitlesel şiddet eylemlerini kamuoyuna duyurmak, bu yolla örgüte müzahir kitlenin motivasyonunu sağlamak, gerçekleştirdiği eylemlerle vermek istediği sözde mesajı çok daha hızlı bir şekilde hedef kitleye ulaştırmak amacıyla bir basın-yayın ağına ihtiyaç duymuş ve bu kapsamda ‘basın komitesi’ adı altında bir yapılanma oluşturmuştur. Bu amaçların dışında basın ve yayın kuruluşları ile interneti, algı yönetimi faaliyetleri, müzahir kitleye mesaj verme, örgüt içi iletişim, talimat aktarımı, kitlesel eylem çağrıları, eleman kazanma, finans sağlama, uluslararası alanda legal bir görünüme kavuşma, örgüte istihbarı bilgi temin etme gibi çok farklı amaçları gerçekleştirmek için de kullanmıştır.”

İddianamede, Diyarbakır’daki 3 prodüksiyon şirketinin PKK/KCK güdümünde yayın yapan ve terör örgütünün propagandasının yapıldığı, yurt dışı merkezli Sterk TV ve Medyahaber TV’ye içerik üreterek gönderdiklerinin tespit edildiği vurgulandı.

Yurt dışında yayın yapan televizyon kanallarının örgütsel içeriklerin hazırlanması yönünde talimatlar verdiği kaydedilen iddianamede, bu doğrultuda yapım şirketlerinin Diyarbakır’da bulunan ofis ve stüdyolarda içerik üreterek bunlara gönderdiği anlatıldı.

Yapım şirketine HDP’den 20 milyon lira aktarılmış

İddianamede, “Dosya kapsamında tanzim edilen MASAK raporunda detayları yer alacak olmakla, yapım şirketine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezli hesaptan 6 Nisan 2018-16 Kasım 2021 tarihlerinde 66 işlemde toplam 20 milyon 51 bin 596 TL aktarıldığı” tespiti paylaşıldı.

İddianamede, şu ifadelere yer verildi:

“Sterk TV’nin örgüte müzahir olarak faaliyet yürüttüğüne ilişkin 6 gizli tanık beyanı, örgüt içerisinde faaliyet yürütürken teslim olan 15 tanık beyanı dosyada mevcuttur. Beyanlarda, Sterk TV’nin örgütün yurt dışı basın yapılanmasında yer aldığı, örgüt içerisinde propaganda amaçlı yayınlar yaptığı, program içeriklerinin örgüt yöneticileri tarafından belirlendiği, hazırlanan içeriklerin de üst yönetimler tarafından örgütün amacı doğrultusunda yapıldığı aktarılmıştır. Ayrıca Sterk TV’nin bazı yayın kayıtları incelendiğinde program başlarken güvenlik güçlerimiz tarafından etkisiz hale getirilen teröristlerin resimleri gösterilerek programın başladığı, terör örgütü PKK/KCK elebaşı hükümlü terörist Abdullah Öcalan’ın terör örgütünü simgeleyen sözde bayrağı önünde etkisiz hale getirilen örgüt mensuplarıyla ilgili sözde ‘şehitleri’ övücü mahiyette konuşmasının olduğu içeriğin bulunduğu, ölü teröristlerin kimliklerinin bilgilendirmelerinin yapıldığı, bu haliyle yapılan yayınların örgüte müzahir olduğunun açık ve anlaşılır olduğu tespit edilmiştir.”

Sterk TV ve Medyahaber TV’de terör örgütüne katılan ve etkisiz hale getirilen teröristlerin hayat hikayelerinin anlatılarak örgüte katılımı teşvik edici programların yapıldığı, sözde kahramanlaştırıldığı belirtilen iddianamede, “PKK/KCK’nın silahlı olarak faaliyet yürüttükleri alanlarda terör örgütünü övücü ve benimsetici tarzda ‘özgür basın’ adı altında çekiminin yapılarak yayınlandığı, bölücü terör örgütünün önem atfettiği günlerde özel programların hazırlandığı ve sosyal medya üzerinden veya örgüte müzahir TV kanallarında yayınlandığı, bölücü terör örgütünün Avrupa’daki faaliyetlerinin ve ülkemize yönelik yaptığı eylemlerinin anlatıldığı programların hazırlandığı ve yayınlandığı anlaşılmıştır. Böylece Diyarbakır’daki yapım şirketlerinin de örgütsel ilişki, irtibat ve talimat esasına dayalı olarak içerik üretip yurt dışı merkezlerine gönderdikleri iddiasını delillendirilmiştir.” ifadeleri kullanıldı.

İddianamede şüphelilere ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“Dosyada yer alan şüphelilerin örgüte müzahir iş yerinde içerik üretmek, üretilen içerikleri yurt dışı merkezlerine göndermek, yurt dışı merkezleri olan Sterk TV ve Medyahaber TV’de üretilen içeriklerin yayınlanmasını sağlamak, terör örgütünün talimatlarına uygun olarak ‘iş’ adı altında faaliyet yürütmek, Sterk TV ve Medyahaber TV’den gönderilen talimatları uygulamak, farklı uygulamalar üzerinden yurt dışı merkezleriyle ayda bir toplantılar yapmak, dijital materyallerinde örgütsel resim, video ve kayıtlar bulundurmak şeklindeki eylemleri bulunmaktadır. Şüpheliler, terör örgütü ile organik bağa sahip olduğu, örgütün hiyerarşisine dahil olduğu, örgütün amacı doğrultusunda bilerek ve isteyerek hareket ettiği, bu suretle üzerine atılı ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçunu işlediği anlaşılmıştır.”

İddianamede, 16’sı tutuklu 18 sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*